PATRONLARDAN ÜSTÜ KAPALI EVET ÇAĞRI

........

Güncel - 09-08-2012 19:17

PATRONLARDAN ÜSTÜ KAPALI EVET ÇAĞRI
TÜSİAD Yönetim Kurulu, ülke gündeminde yer alan demokratikleşmeyle ilgili tartışmalar hakkında bir değerlendirme yaparken, dernek yönetiminin, üyelerine üstü kapalı 'Evet' çağrısında bulunduğu ifade edildi. Muhalif çizgisi ile, birçok kişi ve kurum tarafınan yıllardır büyük beğeni toplayan TÜSİAD'ın, herkesi şaşırtan ve 'Evet' kokan açıklaması şöyle: “Türkiye’de 2000’li yılların başında, demokratikleşme sürecinde önceden zor gibi görünen adımlar, AB üyeliği sürecinin de katkısıyla atılabilmişti. Bu bağlamda, TÜSİAD demokratikleşme sürecinin önemli yapı taşlarından biri olan “sivilleşme”ye demokratikleşme raporlarıyla destek vermiştir. TÜSİAD’a göre, Silahlı Kuvvetler’in kamu yönetimindeki yeri milli savunma ihtiyacının karşılanması ile sınırlı olmalıdır. Askeri kurumların sivil iradeye bağlı olması, siyasi konulardaki tartışmalara müdahil olmaması, kendi sorumluluğundaki konularda kamuoyuna açıklama yapma zorunluluğu, bugün artık tartışma konusu yapılamayacak hususlardır. Bu görüşler ışığında Yüksek Askeri Şura (YAŞ) sırasındaki atama ve terfi kararlarında sivil otoritenin yetkilerinin ne olduğu konusunda hiçbir tereddüt yoktur. Ancak Şura sırasında ve sonrasında yaşanan görüş ayrılığının bir krize dönüşmeden halledilebilmesini temenni ederdik. Özellikle yargı erkinin bu süreç sırasındaki gel-gitlerden ciddi hasar gordüğüne inanıyoruz. Şura boyunca yargı kararları üzerinden süren tartışmalar ve söz konusu kararların zamanlaması, aslen sivilleşme tartışılmalıyken, “yargı bağımsızlığı” ve “tarafsızlığı” konularındaki kaygıları derinleştirmiştir. YAŞ’ta siyasi otoritenin zaten kendi tasarrufunda bulunan tercihlerini, adalet mekanizması üzerinden dayattığı görüntüsü ülkemizde giderek belirginleşen güçler çekişmesi krizine yeni bir ivme kazandırmıştır. Sonuçta sivil-asker ilişkilerinde önemli bir eşik geçilmiş; ancak demokrasinin sağlıklı işlemesinin şartı olan güçler ayrılığı ilkesi zarar görmüştür. Bir yandan da halen devam eden referandum öncesi propaganda döneminde, Türkiye, beklendiği gibi bir genel seçim havasına girmiştir. İktidar da muhalefet de oylanacak anayasa değişikliğinden çok genel siyaseti tartışmaktadır. Kampanyanın arttırdığı kutuplaşmada, referandumda seçmenlerin yapacağı tercihin meşruiyetinin tartışılması noktasına gelinmesi de kamuoyunu sağlıklı bir tartışma ortamından uzaklaştırmaktadır. Türk demokrasisi burada da hasar görmektedir. Referanduma sunulan anayasa paketinin hazırlanışı ve içeriği ile ilgili görüşlerimiz kamuoyuyla daha önce paylaşılmıştır. Referandumdan çıkacak sonuç ne olursa olsun, Türkiye’nin yeni bir anayasaya olan ihtiyacı baki kalacaktır. Yeni anayasa, hazırlık süreci açısından katılımcı olmalı; içeriği de bireyi öne çıkaran, kuvvetler arasında kontrol-denge mekanizmalarını içeren, çoğulculuk anlayışını esas alan bir metin olmalıdır. Türkiye’nin demokrasi açığı, öncelikle demokratik bir siyasi partiler yasası ve demokratik bir seçim yasasının hayata geçirilmesi, sonrasında çağdaş ve özgürlükçü demokrasi ilkelerine göre tamamen yenilenmiş, katılımcı şekilde hazırlanmış bir anayasaya kavuştuğumuzda kapanabilecektir.” BOĞAÇ YÜZGÜL
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Culha’dan Kangal Termik Santrali çıkışı: “Satışı Kangal için fırsata çevirebiliriz”

Culha’dan Kangal Termik Santrali çıkışı: “Satışı Kangal için fırsata çevirebiliriz”

17-09-2026 - Güncel

Eğitim 1 Sen Sivas 1 nolu şube başkanı Halil İbrahim Temiz’den yeni dönem mesajı

Eğitim 1 Sen Sivas 1 nolu şube başkanı Halil İbrahim Temiz’den yeni dönem mesajı

13-09-2026 - Güncel