RAPOR İYİMSERLİK KOKUYOR AMA...

........

Güncel - 09-08-2012 19:17

RAPOR İYİMSERLİK KOKUYOR AMA...
İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 2010 yılı ilk yarısına ait Ekonomik Durum Tespit Anketi sonuçlarına göre, 2009 ikinci yarıda işletmelerin yüzde 27,6'sı üretimlerinin azaldığını belirtirken, 2010 ilk yarıda bu oran yüzde 23,2'ye geriledi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, anket sonuçlarını açıkladığı basın toplantısında, 2010 ilk yarı anketinin, ekonomideki nispeten iyimser havayı yansıtan şekilde sonuçlandığını belirtti. 2010 ilk yarı sonuçlarının, belirtilen oranlar kadar olmasa da iyimser beklentilerin gerçekleştiğini ortaya koyduğunu ifade eden Küçük, 2010 ikinci yarıya yönelik beklentilerin de olumlu olduğunu kaydetti. Tanıl Küçük'ün açıkladığı anket sonuçlarına göre, 2009 ilk yarı anketinde, istihdam hariç diğer tüm temel göstergelerde olumsuzluk yaşayan işletmelerin payı yüzde 50'nin üzerindeyken, ikinci yarıda bu oranlar gerilemeye başladı ve gerileme, 2010 ilk yarıda da devam etti. 2009 ilk yarıda işletmelerin yüzde 52,2'si üretimlerinin azaldığını belirtmişti. 2009 ikinci yarıda yüzde 27,6'ya gerileyen bu oran, 2010 ilk yarıda ise yüzde 23,2 olarak gerçekleşti. Aynı şekilde 2009 yılı ilk yarısında yüzde 52,5 gibi yüksek bir seviyede olan iç satışlarında azalma olduğunu belirten işletmelerin oranı da 2009 ikinci yarıda yüzde 28,7'ye, 2010 ilk yarıda ise yüzde 25,9'a kadar geriledi. Dış satışlarında azalma olduğunu bildiren işletmelerin oranı 2009 yılı ilk yarıdaki yüzde 51,7 değerinden, 2009 ikinci yarıda yüzde 33,8'e ve 2010 yılı ilk yarıda da yüzde 27,5'e inerken, istihdamlarında azalma olduğunu bildiren işletmelerin oranı da yüzde 43,9 seviyelerinden, 2009 ikinci yarıda yüzde 25,6'ya, 2010 ilk yarıda ise yüzde 19,9 seviyelerine kadar düştü. Yeni siparişlerde azalma olduğunu bildirenlerin oranı da yüzde 22,6 seviyesine geldi. Anketin karlılıkla ilgili göstergelerine göre, 2010 ilk yarıda ankete cevap veren işletmelerin yüzde 31,1'i, geçen yılın aynı dönemine göre daha fazla kar ettiklerini belirtti. 2009 ikinci yarıda ise bu oran yüzde 22 idi. Geçen yılın aynı dönemine göre, karları azalan işletmeler oranına gelince, 2009 ikinci yarıda yüzde 44,4 olan bu oran, 2010 ilk yarıda yüzde 30,3'e geriledi. 2010 ilk yarıda, geçen yılın aynı dönemine göre karlılığının azaldığını veya zarar ettiğini belirten işletmelerin oranı ise yüzde 41,3 oldu. Burada da, 2009 ikinci yarıdaki yüzde 60,3'e göre, 2010 ilk yarıda 19 puanlık bir iyileşme sağlandı. 2010 ilk yarıda, 2009 ikinci yarıya göre, nispi bir iyileşme gözleniyor, ancak ankete cevap verenlerin yüzde 41,3 gibi büyük bir bölümünün karlarının geçen yılın altında olduğunu ya da zarar ettiklerini belirtmesi, işletmelerin halen küçümsenemeyecek bir kaynak sıkıntısı içinde olduğunu ortaya koyuyor. Anketin ''Beklentiler'' bölümünde ise işletmeler, 2010 ikinci yarının, 2010 ilk yarıya kıyasla daha olumlu geçmesini bekliyor. 2010 ikinci yarısında işletmelerin yüzde 12,6'sı dış satışlarında, yüzde 11,5'i üretimlerinde, yüzde 11,2'si iç satışlarında, yüzde 9,9'u da yeni siparişlerinde daralma beklerken, istihdamlarında daralma bekleyen işletmelerin oranı ise sadece yüzde 8,8 oldu. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından gerçekleştirilen 2010 yılı ilk yarı ekonomik durum tespit anketi sonuçlarına göre, finansman darboğazı içinde olan işletmelerin oranı bu dönemde yüzde 47,7'ye gerilerken, bu, 2001 ilk yarıdan bu yana elde edilen en düşük oran oldu. Anket sonuçları, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük tarafından düzenlenen basın toplantısıyla açıklanırken, anketin, TÜİK'in işaret ettiği işsizlik ve istihdamda kısmi de olsa iyileşme eğilimini teyit ettiğine dikkati çekildi. Ankete katılan işletmelerde ücretle çalışanların sayısı 2010 ilk yarıda yüzde 2,1 oranında arttı. 2010 ilk yarıda yüzde 76,9 olan ihracat yapan işletmeler oranı, 2009 ikinci yarıdaki yüzde 76,3'lük orana göre fazla değişmezken, her iki oran da 2008 değerlerinin üzerinde gerçekleşti. İhracat yapan işletmeler oranı ölçekler itibarıyla incelendiğinde, 2010 ilk yarıda çalışmaya katılan büyük ölçekli işletmelerin yüzde 88,3'ü, orta ölçekli işletmelerin yüzde 82,2'si ve küçük ölçekli işletmelerin de yüzde 66'sı ihracat yapabildi. Kriz dönemlerinde bozulan finansal dengeler nedeniyle vadeli işlemler karşılığı verilen çek ve senetlerin karşılıksız çıkma ve protesto olma olasılıkları artarken, 1998 yılından bu yana en yüksek karşılıksız çek ve protestolu senet oranı ile karşılaşılan 2009'un ikinci yarısının ardından 2010'un ilk yarısında, ''ekonomideki nispi toparlanmayla'' söz konusu oran yüzde 66,8'e geriledi. Ankete göre, karşılıksız çek ve protestolu senetlerle karşılaşan işletmelerin oranı azalırken, karşılıksız çek ve protestolu senetlerin satışlara oranı düştü. 2010 ilk yarıda karşılıksız çek ve protestolu senetlerin satışlara oranı önceki dönemlere göre büyük bir düşüşle yüzde 3,2'ye geriledi. Anketin önemli göstergelerinden biri olan finansman darboğazında olan işletmeler oranına bakıldığında, 2001 sonrasında ekonomideki olumlu gelişmeler paralelinde yüzde 50'ler civarında seyreden bu oran, 2008 yılı ikinci yarısında ciddi bir artışla yüzde 69,9'a yükselmişti. Bu dönemden sonra azalma trendinde olan finansman darboğazı içinde olan işletmeler oranı 2010 ilk yarıda ise yüzde 47,7'ye geriledi. Bu oran, söz konusu sorunun sorulmaya başlandığı 2001 yılı ilk yarısından bu yana elde edilen en düşük oran oldu. Finansman sıkıntısının nispeten hafiflemesinde, Merkez Bankasının faiz indirme politikası ile birlikte, kriz nedeniyle kredi talebinin azalması sonucu faiz oranlarının düşmesi etkili olurken, çalışmada, yine de her 100 işletmeden yaklaşık 50'sinin finansman sıkıntısı içinde olduğunu belirtmesinin, finansman alanında maliyetlerin yanı sıra başka sorunların da varlığına işaret ettiği vurgulandı. Ankette, faiz oranlarındaki gerilemeye rağmen, kredi maliyetlerinin yüksekliğinin yüzde 29,1 ile hala ilk sırada gelen sorun olmasının, kredi maliyetlerindeki düşüşün yeterli olmadığını gösterdiğine işaret edildi. 2010 ilk yarıda ankete cevap veren işletmeler arasında kredi kullanan işletmelerin yüzde 39,7'si, kullandıkları toplam krediler içinde döviz ya da dövize endeksli kredilerin oranının yüzde 70'den yüksek olduğunu belirtirken, bu oran 2009'un ikinci yarısındaki değere göre 6 puanlık artışı gösterdi. Anket çalışmasına göre, döviz ve dövize endeksli kredilerin büyük ölçekli işletmelerde daha yaygın ve yüksek oranda kullanıldığı dikkati çekerken, 2010 ilk yarıda büyük ölçekli işletmelerin yüzde 54,2'sinin kullandıkları krediler içinde döviz ya da dövize endeksli kredilerin payı yüzde 70'den yüksek oldu. Bu, küçük işletmelerde yüzde 30,8 ve orta ölçekli işletmelerde yüzde 38,5 oranında gerçekleşti. Yatırımlar ile ilgili değerlendirmede ise 2010 ilk yarıda işletmelerin yüzde 52,8'si sabit sermaye yatırımı yapmadıklarını belirtirken, yurt içinde yatırım yapmayı planlayanların oranı, bu yılın ikinci yarısında 2009 ikinci yarıya göre 9,2 puanlık artışla yüzde 39,5'e yükseldi. 2010 ikinci yarı için beklenen oran, ilk yarıdaki oranla hemen hemen aynı (39,8) oldu. Yurt dışında yatırım yapmayı planlayan işletmelerin oranı 2010 yılı ilk yarısında yüzde 9,6'ya çıkarken, ikinci yarı beklentisi yüzde 11,6 seviyesinde gerçekleşti. Ankete cevap veren işletmelerin yüzde 9,4'ü 2010 ilk yarıda iç piyasaya verdikleri siparişlerin bir kısmını kriz nedeniyle iptal etmek zorunda kaldıklarını belirtirken, bu alandaki azalma eğilimi 2010 yılının ikinci yarısına yönelik siparişlerde de kendisini gösterdi ve ikinci yarıya yönelik iç piyasaya verdikleri siparişleri kısmen de olsa iptal ettiren işletmelerin oranı yüzde 6,5'e geriledi. İşletmelerin yüzde 19,5'i, 2010 ilk yarıda iç piyasadan aldıkları siparişlerin bir kısmında kriz nedeniyle iptallerle karşılaştıklarını belirtti. Bu oranın 2009 ikinci yarısında yüzde 26 olarak gerçekleştiği gözönüne alındığında, iç piyasadan alınan siparişlerdeki iptallerde de azalma eğilimi söz konusu. İç piyasadan alınan siparişlerde 2010 ikinci yarıya yönelik siparişlerdeki iptal oranı yüzde 12 oldu. Dış piyasadaki duruma bakıldığında, işletmelerin yüzde 4,8'i 2010 ilk yarıda dış piyasaya verdikleri siparişlerin bir kısmını kriz nedeniyle iptal etmek zorunda kaldıklarını belirtti. Söz konusu oran, 2010 ikinci yarıya yönelik siparişlerde yüzde 3,3'e geriledi. 2010 ilk yarıda dış piyasadan aldıkları siparişlerin bir kısmının iptal edildiğini belirtenlerin oranı yüzde 13,7'ye, 2010 ikinci yarıya yönelik siparişlerde ise yüzde 8,2'ye geriledi. Anket çalışmasının finansmanla ilgili bulguları, istemedikleri halde kredilerini kapatmak zorunda kalan işletmelerin oranının azalan bir trend izlediğini ortaya koyarken, bu oran 2010 ilk yarıda yüzde 10,7'ye geriledi. Oran, 2010 ikinci yarı için ise yüzde 8 olarak öngörüldü. BOĞAÇ YÜZGÜL/MERVE CAN
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Culha’dan Kangal Termik Santrali çıkışı: “Satışı Kangal için fırsata çevirebiliriz”

Culha’dan Kangal Termik Santrali çıkışı: “Satışı Kangal için fırsata çevirebiliriz”

17-09-2026 - Güncel

Eğitim 1 Sen Sivas 1 nolu şube başkanı Halil İbrahim Temiz’den yeni dönem mesajı

Eğitim 1 Sen Sivas 1 nolu şube başkanı Halil İbrahim Temiz’den yeni dönem mesajı

13-09-2026 - Güncel