Egemende Yazmaya başladı...
Recep ŞANLI “AYDINLARIN ADALETİ” bu mudur dedi.
Üniversite
- 09-08-2012 19:17
Bilim adamı görüntüsündeki Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Başkanlığı yapan unvanının başı Profesör olan kişinin aslında toplumun önderi olması gerekmez mi?
Almış olduğu eğitimle ve edindiği bilgilerle topluma hizmet etmesi gerekmez mi? Bilgilerini, icatlarını, tecrübelerini toplumun menfaati, kitlelerin iyiliği, insanların güzelliği için kullanmaz mı?
Maalesef bizde öyle olmuyor!
Kamu Yönetimi gücünü arkasına alan, adı aydın ve bilim adamı olarak lanse edilenler nedense haksızlığa uğrayan insanların feryatlarını duymuyor, dinlemiyor ve muhatap almıyorlar.
İnsanlar kendini ifade etmek için çırpınıyor ama dertlerini anlatamıyorlar. Bu sefer çaresiz kalınca da hiç istenmeyen ve kastı aşan şekilde olaylar cereyan ediyor, müdahale söz konusu olunca da benim gibi gariban insanlar mağdur duruma düşüyor.
Derhal kamu gücünü temsil edenlerle irtibata geçiliyor. Öyle ki, sonuçta maalesef kamu kurumlarında bazen hatır bazen menfaat ilişkileri kullanılarak insanlar mağdur ediliyor. Genelde ise bizim; gariban, iş isteyen veya işten atılan nihayetinde ise asgari ücretli olan ve şu an öğrenci olan insanımızdan anında hesap soruluyor.
Ahbap – Çavuş ilişkileri sonucu sanık olarak nitelendirilen kişi tutuklanıp intikam alınıyor.
Oysaki hani Sivas adliyesi güçsüzlerin en iyi korunduğu yerdi, çünkü orada öyle yazıyor.
Şimdi olayı bir baba gözü ile birde ben anlatayım;
[B]Oğlum 6 aydır C.Ü Vakfı kantininde asgari ücretli olarak çalışıyordu. Bu 6 ayın 45 günü ne sigorta yapıldı ne de maaşı düzgün olarak ödendi![/B]
Sayın vakıf başkanına sorulduğu zaman deneme aşamasında olduğu söylendi. Ne yapalım ses çıkaramadık. Bu İşsizliğin yoğun olduğu ülkede sabredin çalışın oğlum dedim. Zaman oldu yetkili isim Sayın Zahir BAKICI konuşmaları ile orada çalışanların ne hırsızlıklarını bıraktı, ne yolsuzluklarını bıraktı ne de vatan haini olduklarını!
Bu konuları defalarca dile getirdi. Ona da ya sabır dedik, gün oldu çocuğun dünya görüşünü bildiği için burada bir Ülkücü bir MHP’li barındırmayacağım diyerek tehdit etti. Orada önceden dünya görüşü Ülkücü ve MHP’li olanları ayıkladı ona da ya sabır dedik.
Sonunda piyango bize de vurdu!
02.12.2009 tarihinde çocuğumu sesleyerek artık yollarının ayrıldığını ve işine son verildiğini söyledi.
Sanki malum kişi, bilim adamı değil de Cumhuriyet Üniversitesi Vakfının tosttan, hamburgerden ve çaydan sorumlu bakkalcılık zihniyeti ile hareket eden birisi oldu çıktı.
Kendisini kanun üstü, yasayı, kanunu ve nizamı kısacası kuralları tanımayan, burada yazılanların onun için geçerliliği olmayan birisi oldu çıktı. Mübarek Amerikan destekli Kuveyt emiri, astığı astık kestiği kestik. Ne yazık ki, bu kişi koskoca Cumhuriyet Üniversitesinin aydın geçinen bilim adamı. Şaştığım olay ise nerede devletin gücü, sivil toplum örgütleri, yani sendikalar, yani siyasi partilerin Halkla İlişkilerini düzenleyen birimleri ve arkasında durmaları gereken davalarına gönülden bağlı üyelerine gösterecekleri gücü. Hepsini geçtik “sayın rektörüm, sen ne yapıyorsun” diye sormadılar…
Onlar sormayınca, benim çocuğum neden işten atıldığını sebebini sormaya, hakkını aramaya yanına gitmiş ve çocuğumu köpek azarlar gibi azarlamış sayın abisi hocası M. Zahir BAKICI.
O da kastı aşan şekilde darp etmiş. İyimi yapmış hayır, güzel mi olmuş, hiç güzel olmamış, ama o anda o kalabalıkta 24 yaşında yüksek okul okuyan bir genci bu şekilde rencide edici bir davranış sergilemesini ve çocuğumun o anki psikolojisini sizin takdirinize bırakıyorum!
Sonra mı? Vay bunu yapan sen misin?!!
Hemen, bütün kamuoyunda görevli, unvanlı koca koca insanlar rektörlük tarafından devreye sokulmuşlardır. Bu gençten, asgari ücretli olarak neden işe alınmadığını sormaya giden çocuktan hınçları alınmış, kamunun gücü kullanılarak istenilen görev yerine getirilmiş, karakola alınmış, emniyete götürülmüş, fişlemeleri yapılmış, parmak izleri alınmış, boy boy resimleri çekilmiş!!
Sahi anlamıyorum! Neden, Neden bu muamelelerin hiç biri açılım adı altında vatanımıza getirilerek, topraklarımızı kirleten PKK terör örgütünün militanlarına yapılmamıştır.
Onlar tutuklanmamıştır,
Onların resimleri çekilmemiştir,
Acaba benim çocuğum iş arayacağına kandil dağına çıkıp devlete kurşun sıkıp 3 ve 5 yıl sonra ülkesine gelip krallar gibi karşılansa idi daha mı iyi olurdu.
Hayır, efendiler, şükürler olsun ki, bizim soyumuzda soysuzluk, vatan hainliği bulunmaz, bulunmayacaktır da.
Hayrettir ki, o teröristleri tutuklamayan, şehirlerde polisin araçlarını yakan, balta ile saldırıp camları kıran, PKK militanlarını görmezden gelen hukuk; benim, işi için hakkını aramaya çalışan çocuğumu iki tokat vurdu diye tutuklayıp ceza evine koyuyor. Böyle bir uygulama hangi kanunda var, hangi kitapta yazıyor. Yoksa birilerinin hatırı, gönlü olsun diye ricası mı yerine getiriliyor?
Acaba benim hakkını arayan çocuğum bir terörist zanlısı gibi tutuklanınca sayın rektör rahat uyudu mu? Haksız yere özgürlüğü kısıtlanınca ve fişlenince rahatladı mı? Rahatlamıştır tabi… ne de olsa başka birinin canı başkasına ucuzdur.
O rektör ki, seçim öncesi aman arkadaşlar bana destek verin diyen sayın Prof.dur. Şimdi herkesin vicdanı rahat mı? Sayın Zahir BAKICI’ nın, sözde bilim adamının…
Sayın Prof. Zahir BAKICI simitle, tostla, çayla, kantinle ne işin var senin. Eğer bilim adamı isen kendi dalınla uğraş. Bırak o işi bilim adamı olmayan kişiler yapsın. Sen sözde mikrobiyoloji uzmanısın. Maaşının yanı sıra binlerce lira döner sermayede alıyorsun. Şu domuz gribinin ülkemizi kasıp kavurduğunu zamanda icatlarını mucitliklerini görelim, bilim adamı olduğunu görelim şu mikroba karşı bir çare bulda dünya ve Sivas seni kantinciler kralı olarak anmaktan vazgeçsin. Ben bile bir bilim adamının böyle basit şeylerle uğraştığını görünce kendimden utanıyorum. Sen Prof. unvanını almış kocaman bir bilim adamı olarak utanmıyormusun. Büyüklüğünü göster, bizde Sivaslılar olarak memleketimizden bir bilim adamı çıkmış diye öğünelim gurur duyalım…
Ben bilim adamlarını insanlara hizmet ettikleri için severim. İnsanları dışlayıp kendilerini büyük gösterip yanına birkaç tane kendi gibi kişileri alarak insanları ezmeye çalışan birileri olarak hiç görmemiştim ama yanılmışım…
Şimdi bu yaşananlarda kimin haklı olup olmadığını, doğru olup olmadığını sayın kamuoyunun, aydınların ve bilim adamlarının takdirlerine sunuyorum. Sayın Adalet Bakanlığını ve bir sivil toplum kuruluşu olan Sivas Barosunu göreve davet ediyor saygılar sunuyorum.
[B]ŞOK EDECEK GELİŞMELER VE ŞANTAJ OLAYLARI YAZI DİZİSİNİN DEVAMINDA YER ALACAKTIR[/B]
[B]Kaynak: Egemen Gazetesi[/B]