BAŞBAKANLAR...

-------------------------

Bölgemiz - 09-08-2012 19:17

BAŞBAKANLAR...
Parlamento ve Başbakanlık Muhabirliği günlerim süresince, tam beş başbakan takip ettim… Tansu Çiller, Necmettin Erbakan, Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve Abdullah Gül… Bir o kadar da Başbakan Yaradımcısı, bakan ya da üst düzey bürokrat… Kimisini dağ, taş, dere, tepe… Mitingde, yaylada, şenlikte… Yağmur, çamur, güneş, dağ başı, deniz kıyısı, göl manzarası… Bir gün olsun birisini, makam adına katıldığı herhangi bir etkinlik ya da herhangi bir yerde, takım elbise, kravatsız görmedim… Hele hele Devlet Bahçeli, kırk iki derece Antalya sıcağında dahi, lacivert takım elbisesini üzerinden bir an olsun çıkarmadı… Mesut Yılmaz, bir Rize ziyaretinde, yağmur oluk gibi yağarken, yağmurluk giymedi takımının üstüne… Ecevit, evinde misafir etmişti bizi, eli ile çay ikram erken bile, içinde klasik mavi gömleği, üstünde takım elbisesi vardı… Başbakanlar değişti ama… Şimdiki başbakanımız Recep Tayip Erdoğan, bu konuda çok rahat… Milletinin, partililerinin karşısına çıkarken, hiç de öyle bir derdi yok… Yaka, bağır açık; ceket ilikli değil; ne dalkavuklar uyarmış ne danışmanlar… Dün bir yabancı meslektaşımla bir lokantada yemek yerken, Kızılcahamam’dan canlı bağlanıp, Erdoğan’ın konuşmasını yayınladı açık olan kanal… Susan bana dönerek, ‘Boğaç bizde bir sebze hali müdürü bile halka kravatsız hitap edemez. Başkan ise sadece golf oynarken spor giyinir. Siyaseti takip etmesem, sizin başbakanı asla tanıyamaz, en azından başbakan olabileceğine ihtimal vermezdim’ dedi… Sizce haksız mı? Kılık, kıyafet bir saygınlık ifadesi değil mi? Sen başbakansın, öğrencilik günlerin geride kaldı! Hafta sonu dye kravat çıkartır mı? Ya ey başbakan etrafında el pençe divan duran danışman takımı! Sizde de mi hiç göz ya da nizam yok… ___________________________________________________ ___________________________________________________ Bu yazı b ir çağrıdır… Duyarlı herkese bir çağrı… Türkiye’de bugün bir milyonu aşkın görme engelli vatandaş var… Bunların yüzde beşten biraz fazlası yüksek eğitim yapmış ama kalan yüzde doksan beşin çoğunluğu, eğitim almamış ya da en fazla lise mezunu… Her ne kdar okumyan bir toplum olsak da, bu ülkede her gün irili ufaklı 30’dan fazla kitap basılıyor… Parası olan ya da korsanını bulan için, tabii okumak istyen için; kitaba ulaşmak zor bir şey değil.. Parası olmayan, imkanı olmayan ya da kitap okumyan için de yapacak fazla bir şey yok… Ama parası olup, imkanı olup kitkabı okumak isetip de okuyamayanlar var… Görme engelliler… Tamam ‘Tanrı Vergisi’ ama, çözümsüz mü? Hayır… Duyarlı insanlar, kitapları dijital ortama okuyorlar, sonar dab u MP3 formatında görme engelliye veriliyor ve o da h9emen her yerde o kitaıb dinleyerek okuyor… Eskiden kitaplar, uzulunğuna gore en az üç-beş kasede okunurdu… Şimid ise bilgisayara kaydedilip, CD ile MP3 formatında, çok kolay dağıtılabiliyor… Ey duyarlı vatandaş… Evinde bilgisyar olan ve artık nüfusun yüzde 65’inden fazlasının evinde oldğu için ey duyarlı çoğunluk… Yemek tarafi aldığın, erotik sitelerde sörf yaptığın, paranı değerlenirek için o menkul kıymet sitesi senin, bu menkul kıymet sitesi benim tıkladığın bilgisayarınla, biraz da toplumsal bir iş yap… Kitap oku… Körler için oku… Onlara ışık ol, külür hazinelerine bir parka inci ol… Hadi ne duruyorsun…
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Mustafa Eken:

Mustafa Eken: "Şehit Aileleri ve Gazilerimiz Milletimizin baş tacıdır"

23-08-2026 - Bölgemiz

Eken:

Eken: "Ortak paydamız Sivas"

22-08-2026 - Bölgemiz