İŞTE BURASI ÜNİVERSİTE HASTANESİ
ASİSTAN ÜNİVERSİTEDE ÇÖPTEN ÇIKARDIĞI BORUYU TEKRAR EŞİMİN BOĞAZINA TAKTI...
Sivas'ta guatr ameliyatından sonra hayatını kaybeden 9 çocuk annesi 43 yaşındaki Ayşe Tecer'in eşi Mustafa Tecer, karısının ihmal sonucu öldüğünü ileri sürerek, 'Çöpten çıkardıkları plastik boruyu tekrar eşimin boğazına taktılar' iddiasında bulundu.
Sivas'ın Yıldızeli ilçesi Yavu beldesine bağlı Karalar köyünde yaşayan Ayşe Tecer, guatr rahatsızlığından dolayı Numune Hastanesi'ne başvurarak burada ameliyat oldu. Ayşe Tecer'in eşi Mustafa Tecer (43), ameliyatın ardından nefes almakta zorlanan eşinin daha sonra ses tellerini kontrol ettirmek için Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gittiğini söyleyerek, 'Eşimin guatrdan rahatsızlığı vardı. Numune Hastanesi'ne götürdüm. Ameliyat olması gerektiği söylendi ve ertesi gün de ameliyat oldu. Daha sonra doktor gelerek ameliyatın başarılı geçtiğini ancak bir pürüz çıktığını söyledi. 'Hocalarımla konuştuktan sonra ben sana ayrıntılı bilgi vereceğim' dedi. Daha sonra doktor gelerek operasyondan sonra nefes almakta zorlanan eşimin boğazında delik açıldığını, durumunun çok iyi olduğunu bildirdi' dedi.
'ASİSTAN ÇÖPTEN ÇIKARDIĞI BORUYU TEKRAR EŞİMİN BOĞAZINA TAKTI'
Mustafa Tecer, eşini daha sonra ses tellerini kontrol ettirmek için Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdüğünü belirterek, asistanın daha önce çöpe attığı Numune Hastanesi'nde takılan plastik boruyu tekrar takıp takamayacağını kendisine sorduğunu iddia ederek, 'Bir gün köyde kaldım, ertesi gün eşimi görmeye gittim. Numune Hastanesi'nde boğazına taktıkları plastikmiş, ablasına kromunu aldırmışlar. Bir baktım ki eşim pansuman odasında. Asistan boğazındaki nefes borusunu değiştiriyor. Bir sefer denedi, takamadı. Takamayınca orada bulunan biri tarif edip taktırdı. 10 dakika ya da 12 dakika sonra eşimin rengi sarardı. Hemen asistanı çağırdım. Bu arada doktorlar geldi, eşimin rengi sapsarıydı. Önceden çıkardığı plastik boruyu çöpe atmıştı. Bana sordu, 'Önceden çıkardığımızı takalım mı?' diye. Ben de, 'Nefes alsın da neyi takarsan tak' dedim. Gerçek doktor olsa bana sorar mı ne yapacağını? Çöpten çıkardığını yıkadı ve geri takmayı denedi ancak başarısız oldu. Eşimin rengi yine sarardı. 'Hocam yapamıyorsan doktor çağır' dedim, sonra hemşire eşimin önce boğazına, sonra bileğine baktı ve 'Hastayı kaybettik' dedi' ifadelerini kaydetti.
Ağabeyi Mustafa Tecer savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ancak üniversite Yüksek Öğrenim Kurumu'na bağlı olduğu için izin beklediklerini söyledi.
Ailenin Avukatı Av. İlyas Alperen Ceran ise Numune Hastanesi'nde çalışan Opr. Dr. H.E. hakkında, 'tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu bedende kalıcı iz bırakmak'tan dolayı, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli asistan için, 'ihmali davranışlarla kasten adam öldürme ve tedbirsizlik sonucu adam öldürmeye neden olma' suçlamasıyla, 'görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal' hususunda ise Dr. S.M. ve asistan doktoru görevlendiren kişi ya da kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti. Ceran, 'Çok üst düzeyde askeri personelin sivil mahkemelerde yargılanabildiği bir dönemde asistan doktorun yargılanmasının üniversite rektörünün iznine bağlı olması, hukukun temel ilkelerine aykırıdır' şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Gökhan Köylüoğlu ise iddialara cevap vermekten kaçındı.
[B]Beyaz Gazete[/B]
Admin

















