Üniversite
Giriş Tarihi : 09-08-2012 19:17

Dökmetaş gözünü garibana dikti!...

Rektör Dökmetaş “Kurumun prestijine zarar verdiği” gerekçesiyle bazı personele soruşturma açtırdı....

Dökmetaş gözünü garibana dikti!...
[B]REKTÖRLÜKTEN KRİZ MAĞDURU PERSONELE SORUŞTURMA !....[/B] Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğü “Kurumun prestijine zarar verdiği” gerekçesiyle bazı personeller hakkında disiplin uygulaması başlatılmasını istedi. Edinilen bilgilere göre başlangıç olarak pilot bölge olarak seçilen Cumhuriyet Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde dekan Bilal Yücel tarafından görevlendirilen muhakkikler tarafından bugün itibariyle ilk soruşturma evrakları ilgili kişilere tebliğ edildiği bilgisine ulaşıldı. Kriz Mağduru üniversite personelleri [B]“üniversitenin kurulduğu yıldan bugüne böyle bir uygulama ile ilk defa karşılaştıklarını dile getirerek muhafazakâr ve milliyetçi bir görüntü çizen ve Sivas’lı olan Rektör Dökmetaş yönetiminden bu gibi bir uygulama ile gündeme gelmesi hiç de garipsenecek bir durum değil, Rektör gözünü garibana dikti bizden hınç alıyor, sıfır Mercedese binen garibanın halinden anlar mı, onların tuzu kuru”[/B] diyerek sert tepkiler gösterdikleri aktarıldı. Bu gariban ve kriz mağduru personele yapılan sindirme, susturma girişimleri bazı sendika temsilcileri ve siyasi parti yöneticilerini harekete geçirerek önümüzdeki günlerde bu soruşturmanın hukuksal dayanağının Rektör Dökmetaş tarafından kamuoyu karşısında açıklanmasını isteyeceklerini bildirdiler. Son olarak maaşlarında nafaka ve benzeri borçları nedeniyle icra takibi bulunan içlerinde öğretim üyesi, elemanları, idari yöneticilerin ve memurların bulunduğu yaklaşık 100 kişiden kaç kişiye bu soruşturma piyangosunun vurabileceği üniversitenin adil, sözde muhafazakâr ve milliyetçi tavırları ve icraatları neticesinde öğrenileceği savunulurken Milli görüşçü bir çizgiden çıkan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından atanan Rektör İlyas Dökmetaş'ın şahıslara karşı tutarsız ve yanlış yönetim modeli nedeniyle Ak Partinin şimdiden Sivas’ta büyük oy kayıp ettiği ve bu nedenden dolayı sandıkta dibe vuracağı iddia ediliyor. Geçtiğimiz yıl ilgili konu PTT Genel Müdürlülüğünün yayınladığı genelge ile gündeme gelmiş ve birçok milletvekilinin ulaştırma bakanlığına yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığına yazılı soru önergesi vermesine yol açmıştı. Şimdi ise bu konunun Sivas’ta nasıl bir yankı bulacağı merak konusu olurken bu soruşturmanın hukuksal dayanağı var mıdır diye de merak edilmiyor değil. [B]Konuyla ilgili Bilim adamlarının görüşleri:[/B] [B]PROF. CENTEL: “ÜNİVERSİTEDEKİ CEZA YARGIDAN DÖNDÜ”[/B] İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Tankut Centel, çalışanları borçlandığı için kurumların ‘prestij kaybı’ gerekçesiyle disiplin cezası uygulayamayacağını ve sonucun yargıdan döneceğini savundu. Hukuken dayanağı olmadığı halde, çeşitli kurumlarda uygulandığını belirten Prof. Centel, İstanbul Üniversitesi’nde de uygulanma girişiminin yargıdan döndüğünü anlattı: “İstanbul Üniversitesi de geçen yıl üniversitede görevli bir memura, iki-üç tane icra takibine uğradığı için soruşturma başlatılmış ve ceza vermek istemişti. Ancak dava Danıştay’dan döndü, idari yargı yapılan işi doğru bulmadı. Yani iş hukukunda böyle bir uygulama yoktur. [B]PROF. GEMALMAZ: “ÇALIŞANLAR DAVA AÇSIN”[/B] İstanbul Üniversitesi Kamu Hukuku Bölüm Başkanı Prof. Dr. Semih Gemalmaz da gazetecilere şunları söyledi: “Benim bu konudaki tek yorumum; bu uygulamanın ipe sapa gelmez bir şey olduğu. Eğer çalışan personelin borçlanması sebebiyle kamu personeli olarak davranışlarında bir bozulma veya aksama varsa o başka bir şey. Yani kamu personelinin hayatını nasıl geçirdiği, ne yaptığı önem taşır, ama onun dışında kim ne kadar borçlanmış, ne yapmış, ne yapmamış kime ne, böyle saçma bir şey mi olur? Kurumun böyle bir uygulamaya hakkı yoktur ve dava konusu olur. Çalışanlar isterlerse dava açarlar ve kazanırlar.” [B]PROF. EKMEKÇİ: HAKLI FESİH SEBEBİ OLAMAZ[/B] İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Profesörü Ömer Ekmekçi de, işle ilgili olmayan borçlanmanın iş akdi feshi ya da disiplin cezası için sebep oluşturmadığını ifade etti. Ekmekçi şöyle konuştu: “Benzer örnekler özel sektörde de var. Özellikle bankalar, hesaplar kendi ellerinin altında olduğu için sık sık kontrol edebilir. Ancak bir kişinin dışarıda işle ilgili olmaksızın borçlanması ne bir haklı fesih sebebi oluşturur ne bir disiplin cezası sebebi oluşturur. Benim de kredi borcum vardır, ama onu karşılayacak mal varlığım vardır. Bu benim özel hayatıma ilişkin bir durum olduğu için kimsenin karışması söz konusu değil. Yani çalışanın dışarıdaki ilişkileri sebebiyle borçlanması işverene veya kamu kuruluşuna bir disiplin soruşturması ve bir disiplin cezası uygulama hakkı vermez. Bu konuda işverenin ‘savunmanı ver, seni işten atıyorum’ demesi mümkün değil.” [B]Kaynak: İGD[/B]
AdminAdmin