Altun göreve davet etti

Altun: 'Ötekileştirmek üniversiteye fayda değil zarar vermektedir'

Üniversite - 09-08-2012 19:17

[RENK=kirmizi][B]ALTUN YÖK BAŞKANI VE CUMHURBAŞKANINI GÖREVE DAVET ETTİ !...[/B][/RENK] [B]ALTUN: “CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ TEDİRGİN ORTAMLAR MEYDANA GETİRMEKTEDİR”[/B] [B][RENK=kirmizi]ALTUN: “ELEŞTİRİLMEYE DAYANAMAYAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞI BU ÜLKEYE VE BU KURUMA NASIL HİZMET EDEBİLİR?”[/RENK][/B] Ulaşım Hak-Sen Genel Başkanı Tuncay ALTUN Sivas’tan kitlesel bir basın açıklaması yaparak Sivas’ın lokomotifi olan ve olması gereken Cumhuriyet üniversitesinde neler oluyor? diye sordu ve şu açıklamalarda bulunarak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi yönetimine ver yansın etti. Altun Sivas ve ülke kamuoyuna bomba gibi düşen şok yaratacak açıklamasında “Acaba bu akademisyen bizden değildir mantığı mı güdülmektedir?” diye de sormayı bir görev bildi ve şöyle devam etti: İŞTE ŞOK AYRINTILAR… “Özgürlüğün doya doya yaşandığı bir kurum olması gereken üniversitemiz maalesef son günlerde çalışanların üzerine kara bulut gibi çöken bir yönetim anlayışına tanık olmaktadır” dedi ve şöyle sözlerini sürdürdü, [B]“C.Ü.’de çalışanlar inim inim inlemektedir.[/B] Bu yönetim geldikten sonra sarı gömleği giyen bir sendikanın büyümesi de ilgi çekicidir. Eleştirmeyen ve sadece yönetimin şakşakçılığına soyunan bu sarı sendikanın bu yönetim tarafından büyütülmesi adalete uyuşmaz bir durumdur. Bu hak arama mücadelesini ve sivil toplumculuk ruhunu sönümlemek değil mi dir? Basın özgürlüğü olması gereken ve demokrasinin olmazsa olmazı olan bir kuraldır. Ama Cumhuriyet üniversitesinde bazı basın organlarına engelleme gelmiştir. İnternet gazeteciler derneğine bağlı tüm internet gazetelerine engelleme talimatı verilmiştir. Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır? Üniversite de olan bazı yanlış olayları su yüzüne çıkartıyor diye engelleme çalışması hangi hukuk kuralları ile açıklanabilir? Eleştirilmeye dayanamayan bir yönetim anlayışı bu ülkeye ve bu kuruma nasıl hizmet edebilir? Eleştirilmeyi hazmedemeyen zihniyetler geçmişte kalmıştır. [B]“Bunun adı monarşidir” [/B] Ayrıca geçim zorluğu çeken memur istemeden icralık olmaktadır: Üniversite yönetimi icralık olan yaklaşık 100 kişiye ifade açarak bir darbe daha indirmek istemektedir. Memur kendi icralık olmak ister mi? Bu nasıl bir anlayıştır? Aldığı maaşla ay sonunu getiremeyen memur, istemediği bir gelişme karşısında bir anda tepe takla olabilmektedir. İpin ucu kaçınca da icralık duruma düşebilmektedir. Bu duruma düşen memur kendi derdine mi yansın yoksa üniversite yönetimin halden anlamaz soruşturmasına mı yansın. [B]Bu rektör bu lokomotifi iyi süremiyor. Artık bu anlaşılmıştır.[/B] [B]Üniversiteden beyin göçü hızlanmıştır. [/B] Sivas’ın hatta ülkenin gelişmesine katkı sunmaya aday olan ve adı Cumhuriyetimizle bir olan Cumhuriyet Üniversitesi bu şekilde sadece tedirgin ortamlar meydana getirmektedir. [B]Sayın Cumhurbaşkanımızın atadığı sayın rektör hangi icraatı ile kendini duyurmuştur? Üniversite bu dönemde kaç adım ileri gitmiştir?[/B] Belli insanlara baskı uygulayarak kaçırma politikası ne kadar etiktir? Üniversite tek düşünce yapısı ile ilerleyemez. Çeşitlilik ve farklılık demokrat insanların ve yöneticilerin hazmetmesi gereken bir durumdur. Ancak Cumhuriyet üniversitesinde böyle olmamaktadır. Üniversite yönetimi üniversite hastanesinde aldıkları bazı güvenlikçilerin ve personellerinin tecavüz olayını açıklayıp hesabını versinler. Bu insanlar hangi kriterlerden ve testlerden geçirilerek işe alındı? Benden olsun çamurdan olsun mantığı mı güdüldü? Ayrıca mesleğinde çok ileri gitmiş ve branşlaşmış bir akademisyene hastanede ana bilim dalı açmamışlardır. Acaba bu akademisyen bizden değildir mantığı mı güdülmektedir? Bu ötekileştirmek üniversiteye fayda değil zarar vermektedir. Cumhuriyet üniversitesi hızlı bir şekilde imaj kaybetmektedir. YÖK Başkanını ve Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuya eğilmeye çağırıyorum” dedi.
Günün Diğer Haberleri