|
|
|
HEM NAMAZ KILIYOR HEM FİŞLİYOR! |
|
|
|
2010-02-01
04:03
|
| Şöyle bir kafanızı kaldırın da Allah aşkına Sivas’ta kimler idarecilik yapıyor,neler olup bitiyor, bir bakın! |
| |
Egemen Gazetesi yazarı M.Ercan İLTER çok önemli bir konuya işaret ederek geçmişte yaşadıkları olayları kaleme almaya başladı. Yazılanlara göre geçmişte sade bir vatandaş olarak gösterilen Hacı Dekan Üniversitede birilerini fişlemeye çalıştığı yaptığı veya teşebbüs ettiği aracı olduğu, birileri ile işbirliği içerisinde olduğu anlaşılırken, acaba bugün bu ilgili kişinin söz sahibi olmasından, yetkili makamlara ulaşmasının ardından konunun boyutu kaç kişinin fişlendiği ve şunda ne oranda devam ettiği, kimleri, kaç kişiyi buna alet ettiği, kullandığı merak konusu olmuyor değil…
İşte kendi düşüncesine sahip kişileri fişletirenin hikayesi, BUNA İŞBİRLİKÇİLİK DENİR Mİ ACABA? YORUM OKUYUCULARIMIZA AİT...
İŞTE KANIMIZI DONDURAN İLGİLİ KÖŞE YAZISI
HACI DEKANIN MACERALARI (2)
M.Ercan İLTER
ercanilter@hotmail.com
Hacı dekanla bir kış günü akşam vakti buluştuk…
Hava soğuk ve yağışlı, buna rağmen gideceğimiz yere yürüyerek gidiyoruz…
On on beş dakikalık bir yürüyüşten sonra demir kapılı yüksek duvarlı bir bahçeden geçtik.
Hatırladığım kadarıyla üç dört katlı bir binanın ikinci katında bir beyefendi bizi karşıladı…
Yanlış hatırlamıyorsam beyin ismi Yaşar idi…
Yaşar Bey, bizi çok nazik bir şekilde karşıladı…
Hal hatır faslını geçtikten sonra konu memleket meselelerine geldi…
Yaşar Bey, benim milliyetçi olduğumu biliyor olsa gerek ki epeyce bir vatan millet Sakarya edebiyatı yaptı…
PKK’nın üniversitelerdeki faaliyetlerinden bahsetti…
Diğer sol örgütlerin stratejilerinden dem vurdu…
Konuştu da konuştu…
Anlattıkları zaten az çok bildiğim ve kendisiyle hemfikir olduğum konulardı ;ama benden beklentileri neydi?
Ben onlara nasıl yardım edecektim?
Nihayet sadede geldiler…
Üniversitedeki bütün etnik grupların mezheplerin ve siyasi faaliyetlerin kahramanlarının isimleri isteniyordu…
Fişleme faaliyetleri…
Mezhebim farklıdır amma geniş değildir…
Bilalemun’un beni tanımasına rağmen bana böyle bir teklif sunmasının şaşkınlığı içerisindeydim…
Ben bu vatan için her şeyi yaparım ama sizin teklifiniz hiç mizacıma uygun değil dedim.
Yaşar Bey’e o anki duygularımı fazla belli etmeden oradan ayrılmayı düşünüyordum ki o,nun giderayak söyledikleriyle adeta ikinci kez şok yaşadım…
Yaşar Bey bana:’’ Ercan Bey, PKK bizim için ne kadar
tehlike arz ediyorsa din de o kadar tehlike arz ediyor, üniversitedeki dini faaliyetlerin de takipçisi olmalıyız’’ deyince adeta kanım donmuştu…
O zaman üniversitede ilahiyat yok, iktisat yok, tarih yok…(Bunlar üniversitenin sözüm ona sağcı bölümleri)
Üniversitenin alayı solcu çoğu ateist…
Şöyle bir düşündüm üniversitede o zaman cami bile yok mescit niyetine kullanılan bir köhne ev var (şantiye binası) oraya da gelen kimse yok…
Dışarı çıktığımızda Hacı Dekan’a dedim ki:’’Yaa hocam, hadi solcuları pkklıları anladık da bu üniversitedeki dinciler(!) kim ola ki? Bölümde Nazım Bey’den senden benden başka namaz kılan yok biz kimi şikayet edeceğiz ya da gammazlayacağız…
Hacı Dekan’da çıt yok…
Hacı Dekan’a ben bu işte yokum dedim…
Ben yoluma devam ettim
O yoluna devam etti…
Kimleri ispiyonladı…
Kimleri fişledi bilmem…
Nabalı günahı boynuna…
|
|
|
| |
|