İletişim: info@sivasguncel.com    www.sivasguncel.com    BÜTÜN HAKLARI SAKLIDIR...
| Giriş sayfam yap |        | Künye |        | Reklam |        | İletişim |        | Üyelik |        | Forum | 05 Eylül 2010 Pazar
Ana Sayfa
Son Dakika
Üniversite
Güncel
Bölgemiz
Politika
Ekonomi
Spor
Eğitim
Teknoloji
Turizm
Kültür Sanat
Röportaj
Dünya
İlçelerimiz
Sağlık
 
[ Gelişmiş Arama ]
   Çok okunanlar
SİVAS'tan BBP'ye MEKTUP
TÜM DÜNYAYA GÜLLÜOĞLU YEDİRİYOR
    Linkler
-SİVAS EGEMEN GAZETESİ-
Altılı Sonuçları
Anayasa
Askerlik İşlemleri
Bağkur
Emekli Sandığı
Kimlik Numarası
Manşet Gazetesi
Posta Kodunuz
Resmi Gazete
S.S.K
Sivas Belediyesi
Sivas Emniyet
Sivas Tso
Sivas Valiliği
Telefon Ara
Tüketici Hakları
Vergi Numarası
Vergi İşlemleri
Şans oyunları
2010-07-21  

İKİ EZELİ REZALET
Fenerbahçe ile Galatasaray; yurt dışında bir dostluk maçı yaptılar...
Skor beni ilgilendirmiyor, zira ne Fenerbahçeli, ne de Galatasaraylı değilim...
Beni ilgilendiren her iki takımın da yöneticilerinin, maçı organize edenlerin; ruhsuzluğu, duyarsızlığı, duygusuzluğu...

Eskiden, bir maç öncesi; yurda malolmuş biri öldüğü zaman, iki takım on biri yarı sahalarındaki yerini aldığı zaman, anons edilir, ölen kişi, saygı duruşu ile anılırdı...

Daha çocukkenden bilirim, babam beni bir Beşiktaş maçına götürmüştü, maçtan bir gün önce de Şükrü Gülesin ölmüştü, Gülesin anısına tüm stad saygı duruşuna geçti, o gün bugün birçok kişi anısına saygı duruşu yapıldı kuşkusuz...

Ama Fenerbahçeliler ve Galatasarayllar; Türk Milleti'ne mal olan 'Yedi Fidan'ı unuttular...

Sizce bunun, 'Tüh ya unuttuk. Pardon ya...' gibi bir mazereti ya da açıklaması olabiir mi?

Kaldı ki, tribündeki sadece düşüncesiz yöneticiler değil, taraftarlar da unuttu. Hadi iki sözde büyük takım yöneticisinin aklı basmadı, kafası çalışmadı, düşünemediler, dşüncesizlik ettiler; saygısızlık etiler, ayıp ettiler; peki taraftarlar da mı ruhunu, duygusunu, aklını kaybetti?

Kuşkusuz, sabaha kadar saygı duruşunda bulunsan, ne o yiten yedi fidan, ne başka fidanlar; ne de yiten hiç kimse geri gelmeyecek, gelmez de; evet, geen görlümemiş...

Ama bu bir gelenektir, adettir, insani bir duruştur, milli bir duruştur, bir tavırdır, bir saygıdır; bir borçtur...

Ha her iki takımın yönetici ve taraftarları; Türkiye topraklarındo olmadıkları için, milli benlik ve kimliklerini unutmuş olabirilrler...

Ancak, Türkiye'de ve dünyanın başka birçok bölgesinde; unutmayanlar olduğunu tahmin etmiyor, biliyorum...

Denecek tek şey var:
İki ezeli rakibe, Türkiye'nin üç büyüğünden ikisine, binlerce kez YAZIKLAR OLSUN...

-------------------------------------------------------------------------------------

AYNAYASA

Milletvekilliği dokunulmazlığı, tabir yerindeyse; 'Tanrısal' bir üstünlük...
BDli Emine Ayna, kendi kafasındaki 'Aynayasa'sını, açıkladı:
'Anayasa'nnı ilk üç maddesi değişmeden o değişiklik, kucaklayıcı olmaz; lazım ki onlar değişsin; ayırımcılık bitsin' dedi...

Oysa bu maddelerd, 'Değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez' maddeler...

Ama Emine Ayna'nın dokunulmazlığı var. Milletvekilliği dokunulmazlığı olduğu için, yasalar karşısında ayrıcalıklı...

Bu ayrıcalık, her şeyi kolayca söylemeyi, söyleyebilmeyi; hiç utanmamayı, sıkılmamayı, yüz kızarması yaşamamayı da getirebiliyor...
Şimdi siz, 'Ne yani, bir milletvekili bana ana avrat sövse, suçsuz mu olacak?' diye sorabilirsiniz, ben de size, 'Evet' diyeceğim...

Hatırlasanıza, 'Al ananı da git' sözü neydi?

Başbakan o gün o dokunulmazlık sayesinde kurtulmadı mı hakaretinden...
Başka bir ülkede, bir bakan, bir başbakan; böyle bir fütursuzluk yapabiir miydi?

Yapamazdı, siyaseten değil, hukuken yapamazdı...

Çünkü, kişisel haklara, değerlere tecüvüz ya da hakaret, demokrasinin hakim olduğu her ülkede suçtur. Bu bolluk bir bizde var...

Neyse, dönelim Ayna'nın Aynayasa'sına...

Başka bir ülkede, milletvekili de olsanız, o ülkenin Anaysa'sının değiştirilemez, teklif dahi edilemez maddeleri ile ilgili olarak bu kadar kolay sözler sarfedilemez...

Ayna, nasıl bir 'Aynayasa' istiyor? Bu sorunun ya nıtı belli de; kanun neden bu kadar boş bırakılıyor?

Evet, 'Anayasa'da bir ayırımcılık var' ama bu etnik değil, statüsel...
Milletvekili ile, sade halk ayırılıyor...

Türk de olsa, kendni hangi ırktan saysa da; halk bir yanda, milletvekili bir yanda...

Ayırıncılık burada işte...

Tam burada...

-------------------------------------------------------------------------------------
hatalar.ösym.pardon.gov.tr
O yanlış...
Bu yanlış...
Hata yapılmı...
Yanlış yapılmış...
Kategori yanlış...
Puanlama yanlış...
Hesaplama yanlış...
Yerleştirme yanlış...
İşin kolayı var:
hatalar.ösym.pardon.gov.tr kurulsun...
Ne kaar hata varsa, oralardan bir bir yayınlansın...
Olsun, bitsin...
-------------------------------------------------------------------------------------
SEZAR'IN HAKKI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, İstanbul'u nasıl yönetemediğini; yalaka belediye gezetecilerinin de olanları görmezden gelmesiyle birlikte, Ustanbul'un, İstanbullu'nun nasıl uyutulduğnu yüzlerce kez yazdım...
Ancak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın bir birimi var ki; gerçekten hizmet anlayışı takdire şayan...

17.07.2010 günü saat 10:48'de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın, ilaçlama ile ilgili birimni aradım, sitede yaşamama rağmen, sivrisinek ve kra sinek istilası vardı zira mahallemizde...
Telefondaki bayan, ismimi ve numaramı aldı, gazeteci olduğmu belirttim ama, çok da bastıra bastıra söylemedim, yani sade bir vatandaş gibi aradım...

10:51'de geri arandım, şikayetimin tam olaak ne olduğnu anlamak üzere bir uzman aradı beni, anlattım ve telefonu kapattım...

10:52'de, bir daha arandım, bu kez daha yetkili olduğnu söyleyen biri, yine sorunu dha detaylı öğrenmek için benime irtibata geçti. O gün tdüm araçların görevde olduğunu ancak, tam tespit için, Pazartesi sabahı, yetkili heyetin bölgeye intikal edeceğni dile getirdi...

Hakikaten de, 19.09.2010 Pazartesi sabahı, saat 08:30'da birimlerd beni yeniden aradı ve öncelikle söz konusu haşerelerin yuvalama ve larvalama bölgelerinin tespiti yapılacağını aktardı. Ben bir basın toplantısına gitmek üzere yoldaydım ama onlar, evimin oradaydı. 09:10'da tamk techizatlı bir başka ekip, bölgeyi taradı, sineklerin kaynağını buldu, orayı tamamen ilaçladı.

12:08'de yine arandım ve yuvalama ilaçlamasının bitiği haber verildi. Kendimi bir anda ekibin şefi sandım, o derece bilgi verildi yani.
Ve akşam saat 20:00'de de genel ilaçlama ekibi geldi ve beni de arabalarına alarak, mahalleyi komple ilaçladılar...

Eleştirmek nasıl bir gazetecilik hakkıysa, doğryu yazmak da o kadar hak...
Bu nedenle, ekip şefi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın işine sadık yetkilisi Hayrullah Üstündağ'a bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum...

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın, başkan dahil tüm ekibinin de aynı mesleki duyarllıkta olmasını bir İstanbullu olarak arzu ediyorum...


mirc indir Online film izle
     




Bu yazi 2695 defa okundu.
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır
Yorumlar ( 0 )
 
    Görüntülü Haber
TÜM DÜNYAYA GÜLLÜOĞLU YEDİRİYOR

    Röportaj
HAKEM HEP ES GEÇTİ...
SİVASSPOR DÜN AKŞAM BÜYÜK BİR FIRSATI TEPEREK KASIMPAŞASPOR\'LA 1-1 KALDI VE SON İKİ HAFTAYA GİRİLİRKEN,KÜMEDE KALMAYI G

YAZARLAR

DÖNMEK
admin
SİVAS'TA HAVA


SIVAS

MANŞET

 


www.sivasguncel.com
© 2000-2010 - Bütün hakları saklıdır.

Bu site en iyi 800x600+ çözünürlükte MS Explorer 5+ ile görüntülenebilir.


Destek : info@sivasguncel.com